Tüp bebek ile mikroenjeksiyon arasındaki farklar

Tüp bebek ile mikroenjeksiyon arasındaki farklar

Bayan Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Koray Altunay, mikroenjeksiyon yönteminin herzamanki tüp bebek tedavisinden farkları olduğunu belirterek, “Sağlıklı spermin seçilmesiyle gerçekleştirilen döllenme birçok sorunun ortadan kalkmasını sağlıyor” dedi.

Tüp bebek tedavisi normal yollardan çocuk sahibi olmayı engelleyen esas kısırlık gibi epeyce komplike sorunlara çözüm yolu sunan, birçok teknik ile birlikte asistan üreme yöntemlerinden oluşuyor. Bu yöntemlerden en etkililerinden biri de mikroenjeksiyon (ICSI) tekniği. Mikroenjeksiyonun günümüzde en sık tercih edilen yöntemlerden biri olduğunu belirten Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Koray Altunay, “Mikroenjeksiyon tekniği, baba adayından elde edilen tek bir sağlıklı sperm hücresinin anne adayından elde edilen yumurta hücresine mikroskop aşağı ince bir iğne ile dosdoğru enjekte edilerek, döllenmeye maruz bırakılmasıdır.

Sperm sayısı ve hareketliliği yetersiz olan baba adaylarından elde edilen tek bir kaliteli sperm ile çocuk sahibi olabilme imkanını sağlamaktadır” dedi. Op. Dr. Koray Altunay, hareketli ve morfolojik özellikleri yeterli düzeyde olan bir adet sağlıklı sperm ile döllenme işleminin gerçekleştirilmesinden nedeniyle mikroenjeksiyonun günümüzde en sık seçim edilen usul olduğuna sinyâl etti.

Özel tıbbı iğne ile döllenme

Bayan Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Koray Altunay, olağan tüp bebek ve mikroenjeksiyon yöntemi arasındaki farkı şu şekilde anlattı: “Alışılmış tüp bebek yani IVF’de anne ve baba adayından elde edilen çok sayıda üreme hücresi laboratuar ortamında bir araya getirilir. Bunun sonucunda meydana gelen embriyolar arasından en kalitesi seçilerek anne adayının rahmine aktarma edilir. Mikroenjeksiyon tekniğinde ise baba adayından elde edilen spermler arasından yalnızca bir parça başına, mikroskop aşağıda özel tıbbı iğne ile yumurta hücresinin içerisine enjekte edilir. Kısacası IVF’de aniden artı üreme hücresi laboratuar ortamında bir araya getirilir ve spermin kendi başına yumurta hücresini döllemesi beklenir. ICSI tekniği ise tek bir spermin yumurtaya enjekte edilerek döllenmesidir. bunun dışında tüp bebek ile mikroenjeksiyon tekniği arasında herhangi bir ayrım bulunmaz. Diğer işlemler de herzamanki tüp bebek aşamalarında olduğu gibi yapılır.

Mikroenjeksiyonda avantaj sayısı daha artı

Mikroenjeksiyon tekniğinin birçok yönden daha fazla fayda sunduğuna sinyâl eden Op. Dr. Koray Altunay, “Mikroenjeksiyonda yumurta içerisine sperm hücresinin doğrudan doğruya enjekte edilmesi ile döllenme ihtimali daha yüksektir. Hem sperm sayısı ve kalitesi tatmin edici olmayan baba adayları için olağan tüp bebek tedavisinde cenin almak fazla daha zordur. Menide hiç sperm bulunamama yani azospermi durumlarında da baba adayının testislerinden mikro TESE ile sperm hücresi elde edilerek, yalnızca bir adet yumurta hücresini dölleyebilecek kabiliyete sahip olan spermle bile döllenme gerçekleştirilebilmektedir” diye konuştu.

Kimler mikroenjeksiyon (ICSI) tekniğinden yararlanabilir?

Sperm sayısı fazla eksik ve azospermi vakaları
Sperm morfolojisinde %95’deri fazla bozukluğun olması
Daha önce alışılmış tüp bebek tedavisinde başarılı olamayanlar
Preimplantasyon kalıtımsal tanı (PGD) uygulanacak çiftler
Açıklanamayan infertilite (kısırlık) vakaları
İnfertilite nedeni olan anti sperm- antikorların olması
Tedavi ücretinde ayrım çok az

Mikroenjeksiyon yönteminin maliyetinin tüp bebek merkezlerinin tecrübesi ve başarı oranlarına kadar değiştiğine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Koray Altunay, mikroenjeksiyon ile alışılmış tüp bebek tedavi yönteminin maliyeti aralarında artı bir ayrım olmadığını söyledi.
 

Bir önceki yazımız olan 40 yaş sonrası doğurganlık nasıl artırılır? başlıklı makalemizde 40 yaşında hamile kalmak için ne yapmalı, 45 yaş üzeri hamilelik ve doğurganlık yaşı kaçtır hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:

Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz